Diyarbakır Ulu Camii, Suriçi'nin tam kalbinde, Gazi Caddesi ile Melik Ahmet Caddesi'nin kesiştiği noktada yükselen ve Anadolu'nun ayakta kalan en eski camisi kabul edilen bir başyapıttır.
Tarihçe
Bugünkü yapı, büyük ölçüde Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah döneminde, batı cephesindeki kitabelere göre 1091-1092 yıllarında, daha eski bir ibadet mekânının üzerine inşa edilmiştir. Şehrin 639'daki fethinin ardından buraya bir mescit kurulduğu, hatta caminin altında kentin Roma forumunun ve rivayete göre İmparator Herakleios döneminden kalma Mar Toma (Aziz Thomas) Kilisesi'nin izlerinin bulunduğu bilinir; böylece yapı Roma, Bizans, Emevi, Selçuklu, Artuklu, Akkoyunlu ve Osmanlı katmanlarını tek avluda buluşturur.
Mimari ve Eserler
Mimari kurgusu doğrudan Şam Emevi Camii'nden esinlenir: enine uzanan, mihraba dik üç sahınlı harim, geniş dikdörtgen avlu ve iki katlı revaklar bu akrabalığı ele verir. Ancak yerel siyah bazalt taşının kullanımı, yuvarlak sütunlar yerine kalın payeler ve merkezi kubbenin bulunmayışı yapıya kendine özgü bir karakter kazandırır. Avluyu çevreleyen revaklarda Bizans dönemine ait devşirme sütunlar, Korint başlıkları ve asma-yaprak motifli frizler farklı çağların taş işçiliğini yan yana sergiler; doğu ve batı cephelerindeki aslan-boğa mücadelesini betimleyen kabartmalar en çok fotoğraflanan detaylardandır.
Külliye ve Dini Önem
Cami, aynı avluyu paylaşan Mesudiye ve Zinciriye medreseleriyle birlikte bir külliye oluşturur ve dört mezhebe birden ders veren en eski medreselerden biri olarak İslam eğitim tarihinde özel bir yer tutar; kimi kaynaklar yapıyı İslam'ın en kutsal beşinci mekânı olarak anar.
Ziyaret ve Ulaşım
Turistik açıdan Ulu Camii, GAP kültür turlarının vazgeçilmez durağıdır: acentalar onu Suriçi yürüyüşünün merkez üssü olarak kullanır, çünkü hemen karşısındaki Hasan Paşa Hanı ile birlikte hem manevi hem de gastronomik bir mola sunar. Ortalama ziyaret süresi 30-45 dakikadır; rehberler avluyu, harimi ve kitabeleri anlatır, ardından grup çay-kahvaltı için hana geçer. Yakın çevresinde Dört Ayaklı Minare, Sipahi Çarşısı, Süryani-Ermeni-Keldani kiliseleri ve müze evleri yürüme mesafesindedir. En iyi fotoğraf noktaları güneş ışığının revakları yaladığı sabah saatlerinde avlunun kuzeybatı köşesi, güneş saati bölümü ve alacalı taş cephedir.
Ulaşım kolaydır: araçlar Dağ Kapı Meydanı otoparkına, tur otobüsleri ise Dağ Kapı ya da Mardin Kapı dışındaki alanlara park eder; oradan cami 5-10 dakikalık düz bir yürüyüştedir. Avlu zemini büyük ölçüde düz taş döşeli olduğundan tekerlekli sandalye erişimi makul düzeydedir, ancak bazı eşik ve basamaklar refakat gerektirebilir. Ziyaret için en uygun dönem ilkbahar (nisan-mayıs) ve sonbahardır (eylül-ekim); yaz ortasında öğle sıcağı 40 dereceyi aşabildiğinden gezinin sabah erken ya da ikindi sonrasına planlanması önerilir. Yoğun sezon bahar bayram tatilleri ve yaz hafta sonlarıdır. İbadet mekânı olması nedeniyle namaz vakitlerinde ziyaret kısıtlanabilir; uygun kıyafet ve başörtüsü beklenir.
Ziyaret & Lojistik
- UlaşımSuriçi'nin merkezinde, Gazi Caddesi üzerinde. Dağ Kapı Meydanı'ndan 5-10 dakika düz yürüyüş; şehir içi otobüs, dolmuş ve taksi ile Dağ Kapı'ya kolay ulaşım. Havalimanı ~7 km.
- OtoparkEn yakın araç otoparkı Dağ Kapı Meydanı otoparkıdır; Suriçi sokakları dar ve büyük ölçüde yayalaştırıldığından cami önüne araçla girilmez.
- Otobüs erişimiTur otobüsleri Dağ Kapı Meydanı çevresine veya Mardin Kapı dışındaki alanlara park eder; gruplar oradan yürüyerek gelir. Suriçi içine büyük otobüs giremez.
- Engelli erişimiAvlu zemini büyük ölçüde düz taş döşeli olduğundan tekerlekli sandalye ile dolaşım makul düzeyde mümkündür; ancak giriş eşikleri, harim basamakları ve engebeli tarihi döşeme yer yer refakat gerektirir.
- Fotoğraf noktalarıAvlunun kuzeybatı köşesinden iki katlı revaklar ve minare; doğu ve batı cephesindeki aslan-boğa mücadelesi kabartmaları; güneş saati bölümü; alacalı siyah bazalt cephe ve devşirme Korint başlıklı sütunlar; sabah ışığında revak gölge-desenleri.
- Önerilen rotaSuriçi yürüyüş rotasının merkez üssü ve ilk büyük durağı: Dağ Kapı > Ulu Camii + Hasan Paşa Hanı (çay/kahvaltı molası) > Dört Ayaklı Minare > kiliseler halkası şeklinde ilerlenir.